2009 yılının kasım ayında, Adapazarı’ndaki bir yerel gazetede, Baki Tamer Selçuk ile bir röportajım yayımlanmıştı*. Şöyle demiştim onu tanıtırken: “Bir fotoğraf makinesi koleksiyoncusu nasıl biridir? Bitpazarlarında, müzayedelerde dolaşıp iz süren bir adam… Onları tek tek temizleyip parlatır sonra raflara dizer… Her hafta bir tane, bir tane daha; sığmaz olurlar artık dükkâna… Aldıklarını satmaz, biriktirir. […]

Yıl 1839… Fotoğrafın bulunduğu, işte böyle müjdelendi! Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk gazetesi Takvim-i Vekayi de verdi haberi. Bir insanın ilk kez görüntülenişiydi aynı zamanda… Üç yıl sonra Fransız Daguerre’in, buluşu “Dagurreotype” İstanbul’a geldi. Öyle benimsendi ki 1842-1900 arasında yalnızca Beyoğlu’nda, “fotoğrafhane” sayısı otuzun üzerindeydi. Yüz yıllık saltanatı 1950’lerde bitti fotoğrafhanelerin. Fotoğraf makinesi denen müthiş buluş, artık […]