Kaleköy ya da antik çağdaki adıyla Simena. Ada deseniz, ada değil. Ama ancak deniz yoluyla ya da yürüyerek ulaşabiliyorsunuz buraya. Üçağız’da tekneciyle pazarlık ediyoruz. Deniz dalgalı… Annesinin yaptığı oyalı yazmaları turistlere satmaya çalışan küçük kızın fotoğrafını çekiyorum iskelede. Sonra bir de annesiyle birlikte… Kız çok şirin. Saçlar saman sarısı. Deniz kabuklarından bir bileklik almaya ikna […]

Altı yıl önceydi, balık tutanların fotoğrafını çekiyorduk Çaltıcak’ta. İzmitli fotoğraf sanatçısı Faruk Ertunç ve eşi Füsun Ertunç da vardı. Nilüferler açmış değildi henüz, ama kıyıda göl yüzeyini epeyce kaplamış, çok hoş bir görüntü veriyorlardı. Hava da pusluydu, tıpkı geçen Pazar günü bıktırdığı gibi. Bembeyaz bir gökyüzü fotoğraf çekenler için elverişli değil. Çingene çocuklarını çekmiştik. Çoktular, […]

İznik’in Sansarak Köyü… Arkadaşlar daha önce gelmişler bu köye. Çok fotoğraf çekmişler. Çocukları anlata anlata bitiremiyorlar. Bir de yoksulluğu… Yolların çamurunu… Parke döşenmiş bulduk köyü, neyse… Çocuklar sarıyor çevremizi iner inmez. Fotoğraf çekmeye gelen çok; alışıklar. Bizimkiler geçen gelişlerinde akıl edememişler, bu sefer küçük armağanlar var yanımızda çocukları sevindirecek. Hele bir arkadaşımız antenli taçlar almış […]

25 yılın en sıcak haziran ayında bir pazar gününü Bursa’da geçirecekseniz, aklınıza Uludağ’a çıkmak gelebilir. Deniz kıyılarının çok kalabalık ve sıcak olacağını düşünür, yaylada serinleyelim dersiniz. Biz de bir düğün gecesinin ertesi, Uludağ’ın eşsiz güzellikte ve çeşitteki çiçeklerini fotoğraflama fırsatını kullanmak istedik. Pazar sabahı vakitlice koyulduk yola. Bendeniz saf saf, “deniz dururken Uludağ’da kimseler olmaz” […]

  Yaşadığımız coğrafya, doğası ve insanıyla öyle zengin ki… Her gün yeniden keşfedebilmeyi bekliyor. Bunun için geziyoruz, bunun için fotoğraf çekiyoruz. Yanık Deresi vadisinde bir yürüyüş için güzel havayı kolluyorduk. Sonunda bulduk… Biz Sagüsad gezginleri, İstanbul’dan gelip bize katılan sevgili Figen ve Kerem’le birlikte kırk kişiye yaklaştık. Rehberimiz Ahmet (Ahmet Bey dememiz yasak), mola yerinde […]

Bugün yolculuk Büyükada’ya… Sagüsad üyeleri ve konuk gezginler, baharı görünce olduk tam kırk yedi kişi! Sabahın 7’si… Evlerimizden çıkabilmişiz ve şurada umutla toplanabilmişiz ya, aferin bize! Her şey güzel olacak, mutlu döneceğiz. Bostancı’da, gezimize İstanbul’dan katılanlarla buluşup kucaklaşacağız önce. Vapura bineceğiz birlikte… Martıların hiç durmadan, çığlıklarla uğurlayıp çığlıklarla karşıladığı vapurlardan birine… İskeleye boşalan kalabalığa karışacak, […]

Tarihî konakları, havucu, “kuru”su, seksen kat baklavası, yöresel yemekleri, telkari gümüş işlemeciliği ve el dokumalarıyla ünlü Beypazarı’ndayız. Adapazarı’nda alışık olmadığımız bir havayı, tarihi solumaya başlıyoruz hemen; sanki ışınlanmışız!.. Adapazarı’nın, bacasından duman tüten neredeyse tek tarihi evi geliyor gözlerimin önüne… Ve bu evde seksen üçüncü kışını geçiren sevgili Suat Teyze… Hava kararacak birazdan. Beyaz bir örtüye […]

  Karla kaplı çam ve kayın ormanları… Dağ yamaçlarına sanki özenle serpiştirilmiş gibi duran uzak yakın köyler… İnebolu – Kastamonu yolunda bu huzur veren görüntülerin, aracımızın buğulu, ıslak camlarının ardından hızla görünüp kayboluşunu seyre dalıyoruz.  Yol üzerindeki bir köy kahvesinde mola veriyoruz. Giderken de aynı yerde durmuş, henüz kar örtüsü altında değilken köy evlerini fotoğraflamıştık. […]

İnebolu Küre’den 30km uzaklıkta. Öğretmenevi’nde kalacağız; yerlerimiz ayırtılmış. Sakarya Vali Muavini Suphi Olcay daha önce burada kaymakam olarak görev yapmış. O ve eşi Handan Hanım da geziye katılacaklardı, ama Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın şehrimizi ziyareti dolayısıyla Adapazarı’ndan ayrılamıyorlar. “İnebolu, güneşin denizden doğup, yine denizden battığı tek ilçedir.” Bu mevsimde değil tabii… Yine de bir parça […]

  3 Kasım Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan geceyarısı Yenicami’de derneğin* önünden aracımıza biniyoruz. Hava çok soğuk… Şeamet tellalları hava durumunda habire, daha da soğuyacak diyedursun, biz SAGÜSAD’lılar, çok önceden kararlaştırdığımız “Küre Dağlarında Sonbahar Fotoğrafları” konulu, dört gözle beklediğimiz gezimize başlıyoruz. Uyuyamazsak sabaha halimiz harap! En iyisi bizim doktorları taklit etmek: Gözlerim yumulu durumda, hep uyuma havasındayım […]

Güzel bir feribot yolculuğundan sonra, saat 18’e doğru, Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki Kiklad Adalarından Santorini’’ye varıyoruz. Bizi burada tur görevlisi karşılıyor. Görevlinin taşıdığı pankartta adımız yazıyor, ama şöyle: Acikelis! Şaşırtıcı bir coğrafyada, minibüsle, bitmeyen bir tırmanış… Otelimize geliyoruz. Fira’ya, yani adanın merkezine yakınız. Eşyamızı bırakıp hemen çıkıyoruz.     Böyle bir oluşum dünyada yok. Milattan önce […]

Sabah 07.30’da Kuşadası Limanındayız. Yolculuk, Yunan Adalarına… Feribot tam 09’da limandan ayrılıyor. Güverteye çıkıyoruz. Gökyüzü masmavi, bir tek bulut yok, hava sıcak. Denizden bakınca Kuşadası hem güzel hem değil. Doğal güzelliğine diyecek yok tabii, ama betonlaşma gözü de ruhu da yoruyor. Gemi kalabalık değil, mevsim gereği. Bir ara aşağıya iniyoruz. İlginç tipler var; eşim Amish* […]

Antalya’nın sonbaharı bir başka güzeldir. Hava serinlemiş, günler kısalmış ne gam; sürprizlere açığız… Kemer’de sert esen rüzgâr, gider gitmez denize atlama hayalimizi söndürdü. Deniz dalgalı, hava soğuktu; şaşırttı bizi. Antalya kıyılarında rüzgârın yönüne göre cennet koylardan birini seçer, yaz günlerini aratmayacak bir gün yaşarsınız. Antalya böyle bir yer. Ertesi gün biz de öyle yapıyoruz, Kemer’de […]

  Macaristan Cumhuriyeti’nin başkenti Budapeşte’deyiz. Rehberimiz, bizi havaalanında karşılıyor, otele götürmeden, şehirde turistik yerlerden birkaçını gezdiriyor.Tuna’nın doğusundaki Peşte’nin geniş caddelerinden otomobille geçerken, birbirinden güzel binalara hayran kalıyoruz. Tarihi yapılar ve sarayların görkemi ve çokluğu şaşırtıcı. Ancak bunlar orijinal değilmiş. Budapeşte’de Gotik, Rönesans, Barok, Neo-klasik üslupta inşa edilmiş mimari eserlerin çoğu bitip tükenmeyen savaşlarda yıkılmış. Yılmamışlar; […]

     Çinçiva Köyü’nün dere kenarındaki kahvesinde dinleniyoruz. Tarihi Çinçiva Köprüsü karşımızda… Rize çayı da ününü hak ediyor doğrusu… Fırtına Deresi üzerine kurulması planlanan ve şimdilik durdurulan hidroelektrik santral projesine karşı olup savaşanların öyküsünü dinliyoruz: “Ormanı kurtarmak içinmiş; yani santralı yapıyorlar ki buradaki halk odun yakmasın, elektrik kullansın!” diye dert yanıyor Vatandaş Mustafa. “ Ne […]

  Maviyle yeşilin kucaklaştığı,  göz alabildiğine uzanan sahiller düşlemiştik yolculuğumuza başlarken.  Oysa Samsun ve Rize arasında, yerleşim bölgelerinin biri bitmeden diğeri başlıyor; düzensiz, çok katlı yapılaşma yaygın. Ünlü Karadeniz Sahil Yolu halkın yaşamını kıyılardan koparmış; yoğun bir araç trafiği var üzerinde… Yazık olmuş! Ardeşen’den Çamlıhemşin yönüne dönünce doğaya kavuşuyoruz. Fırtına Deresi eşlik ediyor bize, yaz […]