Türk diline kimseler bakmaz idi Türklere hergiz gönül akmaz idi Türk dahi bilmez idi ol dilleri İnce yolu ol ulu menzilleri     Aşık Paşa  Değerli yazar, öğretmen, edebiyat eleştirmeni Feyza Hepçilingirler, geçen Cuma günü S.Ü. Akyazı Meslek Yüksekokulu’nda  “Türkçe Nereye Gidiyor?” başlıklı bir konferans verdi. O, Türkçe konusunda, fiziksel limitlerini zorlayan bir hizmet aşkıyla çabalıyor. […]

  Süleyman Gürsoy, 1942 yılında Erzurum’da doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Pulur Öğretmen Okulu’nda okudu. Liseyi, resim semineri olan Çapa Öğretmen Okulu’nda okuduktan sonra Gazi Eğitim Enstitüsü’ne girdi; resim-iş bölümünü 1964 yılında bitirdi. Diyarbakır, İstanbul ve Adapazarı’nda öğretmenlik ve idareciliklerde bulundu. Özel Sakarya Lisesi öğretmenlik ve idareciliğinden ayrıldıktan sonra, Sakarya Sanat Evi’ni kurdu. 1988-1999 yılları arasında […]

Özgür Düşünce Sadece beyniyle mi düşünür insan? Hayır! Toplumsal bir varlık olarak vicdanını da katar ona; akıllı insan olur o zaman… Aklıyla seçer, aklıyla bulur doğruları. Özgürce seçmek çok çekici görünse de bocalar bazen, çünkü kolay değildir seçimlerinin sorumluluğunu yüklenip tek başına sonuçlarına katlanma riskini almak. Geleneklerin, göreneklerin toplum yaşamında bu açıdan bir yol göstericiliği […]

Bugün AKM’de, İBRAHİM ZAMAN’ın fotoğraf sergisi açılıyor. Bu sergiyi tüm Adapazarlılar görmeli, çünkü o, fotoğrafın Türkiye’deki en saygın isimlerinden biri ve Adapazarlı… Yaz tatillerinde bir fotoğraf stüdyosunda çalışarak başladığı mesleğini, bir akademisyen titizliğine ulaştırmış İbrahim Zaman… Fotoğraf onun mesleği, sanatı, yaşam biçimi… Hem sanatını yoğuruyor, hem yaşamı belgeliyor… Deneyimlerini, bir öğretim programı belirleyerek derliyor ve […]

    Burası, Uzunçarşı’da küçücük bir saatçi dükkânı. Abdurrahim Bey’in oğlu Zeki Bey beni tek kişilik, açık bir asansöre bindiriyor; babasının çalıştığı üst kata çıkıyorum. Bir hayli gürültülü, ama yerden kazandıran işlevsel bir asansör… Yukarısı tamamen bir saat tamir atölyesi… Abdurrahim Gürses, mikro-cerrahi benzeri tamir işlemlerini burada yapıyor. Dostlukla karşılıyor beni. Ayakta durmam riskli; hemen […]

Söyleşi: Tamay Açıkel GREN DERGİSİ -Sayı:24 (Sakarya Güzel Sanatlar Derneği-SAGÜSAD) ANJELİKA AKBAR Besteci – Piyanist Anjelika Akbar, müzisyen ve filozof bir babanın ve müzisyen bir annenin çocuğu olarak Kazakistan’da dünyaya geldi. 3 yaşında piyano eğitimi almaya başladı. 5 yaşında ilk bestesini yapan ve konserlere başlayan sanatçı, üstün yetenekli çocukların yetiştirildiği “Taşkent Devlet Uspensky Müzik Okulu”nda […]

Bir Sabah Uyandığımda… İnsanlar artık iki cinsin de kendini aynı derecede rahat hissettiği bir dünyada bulsalar kendilerini. Kadınların toplum hayatına katılmasından, kişilik özgürlüklerinin hakkını vermelerinden korkmasa erkekler. Uçuşsa rüzgârda saçları annelerin, utanmasalar saçlarından… Ve kız çocuklarını da desteklese tüm büyükler; böylece çocuklar güven duygusuyla beslenip büyüseler. İnsanî olan şeylerden uzak durmaları işlenmese körpe beyinlerine… “Her […]

  Erdoğan Şen ile bizi, kendisi de bir filatelist olan arkadaşı Bahri Tunçaylı tanıştırdı. Şenay (Albaş), Bahri Bey, Arzu (Açıkel) ve ben, hep birlikte evine gittik. Bizi önceden ününü duyduğumuz çalışma odasına aldı. Erdoğan Bey’inpul koleksiyonu merakı ortaokuldayken başlamış. Kendi çabasıyla ilerletmiş; ‘Varlıklı bir aileden değildik’ diyor. Bahri Tunçaylı onun, yüzlerce diplomasının olduğunu, ulusal ve […]

  Birini yavaş yavaş tanımayı yeğlerim. Bu konuda acele edene de sözüm yok. Ancak… Acelenin nedeni birini çerçeveleyip dondurmaksa… Onu birkaç cümleyle anlatabilmekse amaç… Özgeçmiş merakıysa yani… O zaman canım sıkılır. Yaşam bir ırmak gibi hızla akıp giderken, çerçeveye neden bu kadar önem verir insan? Birinin insanî yanını kaba hatlarıyla tanımlar, bir daha da hep […]

… ‘Derler ki çok eskiden bir Tanrı, yarattığı dünyanın çamurundan bir insan vücuda getirmek istemiş, adama soluk ve hayat vermek içinse burun deliklerine üflemiş.’… ‘Tarihin başladığı ilk günden itibaren çamura şekil verme becerisinin yaradanın tekelinde kalmadığı, onun yarattıklarına da geçtiği bilinmektedir. Tabii Tanrı kullarının yaptıkları nesneye hayat verecek nefesi yoktur. Dolayısıyla, fırından çıkan nesnelere renk, […]

  Raşit Abasıyanık, “Adapazarlılık” olgusundan şöyle söz etmiş*: “Adapazarı bir bakışta homojen bir toplum niteliğinde değildir. Zamanında buraya birçok yerlerden insanlar gelmiştir. Mesela 1890 göçmenleri vardır. Genellikle Adapazarı’nın yerli halkı, sonradan gelen göçmenlerle birlikte yaşamışlar ve bunlar kaynaşmışlardır. Sonunda bir Adapazarlılık olgusu çıkmıştır ortaya. Birbirlerine son derece hoşgörülü, saygılı… Yani “hemşehrilik” diye tanımladığımız o kavram, […]

“Anadolu’nun yeryüzünde başka hiçbir toprak parçasına nasip olmayan tarihsel bir talihi var: Medeniyetler ve kültürler potası olmak!”*   Dükkânına gittiğimde, Oltutaşından tespih tanelerine gümüş çiviler çakıyordu. Aslında O, sertifikalı bir tarihi eser koleksiyoncusu. Bahri Tunçaylı, DSİ’de inşaat formeni olarak çalıştığı yıllarda, güzel sanatlara duyduğu sevgiden dolayı, hobilerini hiç bırakmaz. 1999’da Eskişehir’e tayin edilir. Orada yaşadığı […]

    “Bir Japon evine giren yabancının ilk düşüneceği şey şu olacaktır: ‘Bu evdekiler taşınmış!’” Abdi İpekçi bir Japonya gezisinde, geleneksel Japon evine hayran olmuş… “Oysa evdekiler taşınmamışlardır. Orada belki 7-8 nüfuslu bir aile oturuyordur. Ama yabancı öyle düşünmekte haklıdır. Çünkü ortada mobilya namına hiçbir şey görmemiştir. Bu şaşırtıcı ve aynı zamanda esrarlı durumun nedeni […]

Enis Batur’un kütüphanesinde 15 bin kitabı varmış. “Kütüphaneye, kitaba aşkım var, saklayamam. Ama her şeyimi kontrol altına almasını istemiyorum” diyor. Kitabın işgalci olduğunu düşünüyor:“Sırf kitapları için ikinci bir mekân yaratanlar bile var. Bunlar varlıklı kişiler de değil.” Eskiden kütüphanesinin sürekli büyümesini istermiş, ancak artık vaktinin azaldığını, kitaplarının sayısını bine indirmeyi hedeflediğini, kendini böyle bir eleme […]

Ahmet Gezer’e bir Pazar günü Sapanca’nın Yanık Köyü’nde rastlıyoruz. Bir hurma ağacının tepesinde iki kişiler. Bizim de niyetimiz fotoğraf çekmek; bulutların oluşturduğu gri renkli fon üzerinde hurmalar çok göz alıcı duruyor. Dallar arasından görünen iki adamın ellerinde birer sepet var; hurma topluyorlar… İzin istiyoruz: “Tabii, çekin!” diyorlar. Aşağıya indiklerinde de sıcak davranıyorlar bize. Baba-oğul imişler. […]

Eriten de biz, eriyen de… “Bugün öyle çok yoruldum ki. Hava da bir hayli sıcaktı. Kazı yerine gittim. Dünkü yapılan kazıdan bugün çokça tablet çıkacağı tahmin ediliyormuş. Bunu nasıl anlıyorlar bilmem! Ben de tahminleri bakalım doğru çıkacak mı diye merak ettim. Hakikaten birbiri ardınca tablet parçaları bulunmaya başlamaz mı! Kimisi üst üste, kimisi oraya buraya […]

Antalya’nın sonbaharı bir başka güzeldir. Hava serinlemiş, günler kısalmış ne gam; sürprizlere açığız… Kemer’de sert esen rüzgâr, gider gitmez denize atlama hayalimizi söndürdü. Deniz dalgalı, hava soğuktu; şaşırttı bizi. Antalya kıyılarında rüzgârın yönüne göre cennet koylardan birini seçer, yaz günlerini aratmayacak bir gün yaşarsınız. Antalya böyle bir yer. Ertesi gün biz de öyle yapıyoruz, Kemer’de […]

“…Türkiye gibi bir ülkede, yeni kuşakları hayata hazırlayan öğretmenlerin yurt sorunlarına arkalarını çevirmeleri beklenemez. Üstelik yurt sorunlarına yakın ilgi duymak, ders içinde ve dışında, içinde yaşadığı çevrede öğretmenlik görevini yerine getirmek onların meslek borcudur. Bu görevlerinde daha başarılı olmaları için teşekkürlerimizle özendirip güçlendireceğimize partizanca yöntemlerle ekmekleri ile oynamamız, yaşadığımız günlere ağır damgasını basan ve temel […]

Ekolojik tarım* yapan işletmeler dünyada ve ülkemizde yaygınlaşırken, çevre bilinci de yerleşiyor. Bu iyiye gidişe destek olmalıyız; bu bir zorunluluk, çünkü toprağa, havaya, suya zarar vererek yapılan tarımsal üretimin etkileri hemen görülmüyor, yavaş yavaş çıkıyor. Tarımda kendi kendine yeten aile işletmeciliği nüfusun gıda gereksinimini karşılayamaz olunca toprağın verimliliğini artırmak, ürün zararlılarıyla savaşmak için yöntemler geliştirildi. […]

 Çocuklarımız büyürken sağlıklı gelişmeleri için gıdalarına, dengeli beslenmelerine önem veriyoruz. Bedenin bu gıdalardan yararlanması için onları nasıl hazmetmesi gerekiyorsa, çocuğun da eğitim yoluyla verilen bilgileri, değerleri ve kuralları aynı biçimde özümsemesi, içselleştirmesi gerekir. Bu toprakların diline, kültürüne, insani değerlerine, sırt çevirmiş; toplumun beğeni düzeyini aşağı çekmeye yönelik televizyon programları, bunları izleyen çocukları, gençleri nasıl […]