Kırkpınar Sanat Akşamları

cgurzap

“Kırkpınar Sanat Akşamları”… 23 Haziran – 30 Temmuz arası… Dünya festivalleri listesine geçecek bir dizi etkinlik… Tiyatro, konserler, sinema… Dans ve müzik… Çocuklara da çocuk tiyatrosu, çocuk korosu, bir de (sıkı durun!) keman dersleri…

İşte şimdi, hepsi çok yakınımızda… Kırkpınar’da… Kırkpınar Açıkhava Tiyatrosu’nda.

 

Belgrad Oda Orkestrası’nın 13 Temmuz akşamı verdiği konser öncesi, Kırkpınar Sanat Derneği’nin sanat yönetmeni, değerli tiyatro sanatçımız Can Gürzap’la kısa bir söyleşi yaptık:

 

– Can Bey, Kırkpınar’a bir tiyatro kurma düşüncesi nasıl oluştu?

– Bir gazete çıkmaya başladı önce… Kırkpınar Gazetesi. Daha sonra Kırkpınar Belediye Başkanı Niyazi Bağdat’la oturup bir tiyatro yapabilir miyiz diye düşünmeye başladık. Yapılmasına karar verildi ve dokuz ay gibi kısa bir süre içinde bu büyük tiyatro ortaya çıktı. Daha sonra, tabii, işletmesi gündeme geldi. Bir dernek kurulmalıydı. Böylece ‘Kırkpınar Sanat Derneği’ni kurduk… Onun başkanı da bir Adapazarlı dostumuz: Erdoğan Kaya… Biz bu işleri iyi bilmiyorduk geçen yıl. Hâlâ da iyi bildiğimiz söylenemez. Bu organizasyon işleri bambaşka işler. Bunun için de para lazım. Birinci yıl sponsor bulamadık. İkinci yıl, görüyorsunuz ne kadar zengin bir repertuarla çıktık. Ama üzülerek söylüyorum, maddi katkılar yetersiz.

 

– İstanbul’da da böyle sorunlarla karşılaşılıyor mu?

– İstanbul, tabii çok başka. Onlar da çok zorluk çekiyor, ama orada profesyonelce yapılıyor. Burası öyle değil. Burada para kazanma amacı yok. Tam tersi, ceplerden gidiyor. İnsanlar emeklerini maddi karşılık beklemeden harcıyorlar buraya.

Elemanımız yetmiyor. Temizlik işlerine mesela… Sanat yönetmen yardımcısı arkadaşım Gaye Hanım sahneyi temizlemek zorunda kaldı bugün… Sağ olsun, belediye elinden geldiği kadar yardım ediyor. Ama bunlarla bitmiyor. Bu işler hep paraya dayalı işler. Para bulamayınca yapmak istediklerimizi yeteri kadar gerçekleştiremiyoruz. Ben bu şikâyeti biraz da sizin aracılığınızla dile getirmek istiyorum.

 

– Cesaretiniz kırılıyor mu?

– Cesaretim kırılmıyor. Benim cesaretim kırılsa bir şey olmaz da burası kırılırsa ne olacak? Böyle bir emek var, böyle bir maddi harcama var… Baş koyma diyebileceğimiz böyle bir heves var… Çok da iyi bir ekip… Gerçekten çok iyi bir ekip! Öyle olmasına rağmen halkın buraya yeteri kadar ilgisi yok. Ferhat Göçer konserinde 50 YTL’ ye bilet satılıyor. Ayakta izleniyor. Ama görüyorsunuz, ‘Belgrad Oda Orkestrası’nı getiriyoruz, biletler 15 YTL, koltukların yarısını bile dolduramıyoruz… Ondan sonra şikâyet etmeyelim… Peki biz ne yapıyoruz diye düşünelim biraz. Kırkpınar, Adapazarı’yla İzmit’in tam ortasında. Burada çok fazla site var. Ve bunlar, İstanbulluların Ankaralıların siteleri. Oturanların çoğu kültürlü insanlar.

 

– Önümüzdeki yılın festival programını hazırlamaya ne zaman başlıyorsunuz?

– Ekimde, kasımda başlarız. Ama azaltacağız, küçülteceğiz. Olmuyor.

 

– Peki bir şeyler yapılabilir mi sizce, daha iyi duyurabilmek için? Mesela basından bekledikleriniz…

– Basın yeteri kadar ilgilendi aslında. Haber yaptı. Sinemalarda, kafelerde tanıtım yapıldı. Duyuru eksik, ama onun için de organizasyon lazım, para lazım, eleman lazım.

Burada yaşayanların çoğu bilmiyor burayı. Duyuyorlar, gelmiyorlar. İki adım yürüyün ya da atlayın bisikletinize gelin, ne yapılmış bir görün!

 

– Çocuk programlarına ilgi nasıl peki?

– Yok! İlgi olmadı… Her şey ayağınıza gelmiş; siz de çocuğunuzu alın getirin, değil mi? Bunun bilincinde değiliz biz. Eğitimden kaynaklanıyor. Türkiye’nin eğitim sorunu oldum olası var. Son 15–20 yıldır rezalet, kepazelik!

 

SAGÜSAD’dan da (Sakarya Güzel Sanatlar Derneği) söz ediyoruz Can Gürzap’a, kısaca. O da bize birkaç soru soruyor. Yanıtlıyoruz… Sohbet güzel, ama konser de başlamak üzere. Orkestra üyeleri yerlerini almış. Değerli sanatçımıza veda edip konseri izlemek üzere amfiteatr’daki yerimize oturuyoruz.

Belgrad Oda Orkestrası dünyada büyük ilgi görüyor. (Buradaki -az da olsa- boş koltuklara şaşırmış olabilirler.) Dünyaca ünlü değerli piyanistimiz Cana Gürmen de bir süre konsere katılıyor. Güzel bir yaz gecesi, açık havada ruhumuz müzikle yıkanıp arınıyor…

Sevgili Can Gürzap, çok sevdiğinizi söylediğiniz Kırkpınar’a bundan güzel bir hizmet düşünülemezdi. Önce hayal ettiniz, sonra hayallerinizi paylaşacağınız insanlar çıktı karşınıza… Bir dernek kurdunuz birlikte: Kırkpınar Sanat Derneği.

Sizinle birlikte projenin doğmasında ve Kırkpınar’a armağan edilmesinde emeğini cömertçe sunanlara teşekkür ediyorsunuz: Başta Kırkpınar Belediye Başkanı Niyazi Bağdat olmak üzere, Başkan Vekili Fatih Fil’e, projenin mimarı Prof. Erkut Özel’e, sanat yönetmenliğini yaptığınız bu derneğin başkanı Erdoğan Kaya’ya, sanat yönetmen yardımcısı Gaye Çağlayan’a ve koordinatör Güzin Fil’e, organizasyon sorumlusu Osman Gür’e… Bu çağdaş projeye katkıda bulunan herkese!

“İyi vatandaş dediğimiz nedir? Önce insan olacak! Benim için insan önemli. O çocukları orada, merakla ve ilgiyle beklerken gördüğüm zaman diyorum ki, ‘İşte benim için mutluluk bu!’” Bunlar sizin sözleriniz. Zaten bu yılki etkinliklerde ana temayı “çocuk” olarak belirlemişsiniz.

Çağdaş düşüncelerini Cumhuriyet Gazetesi-Bilim Teknoloji ekinde izlediğim değerli mimar Doğan Kuban’ın, bu yakınlarda okuduğum “Coşkusuz Okumuşlar” başlıklı yazısı geliyor aklıma. Arayıp buluyorum. Kırkpınar’daki coşkuyla kıyaslıyorum onun şu sözlerini:

“Dünya bilgi çağına girerken ülkemizde, politik söylemin entelektüel içeriği, umut kıracak kadar ilkeldir. Türk ulusu bunu hak etmiyor. Fakat aydınların, içlerine gömülüp boyuna şikâyet etmeleri ve kendi küçük patikalarında yürümeleri zamanı değil. Somut çözümler üretmeye çalışmak zorundalar.

(…) Cahil halkı şaşkına çeviren kirletilmiş bilgi pazarını kapatmak için sesini çıkaran aydınlar gerekiyor.

(…) Halkın ve de gençlerin gelecek için bilgilenmesinde en büyük engel TV tekelidir. TV, halkın ayağına gitmiş bir kahve azmanıdır. Gerçi TV evrensel bir sorundur, fakat biz onu kendimize özgü bir aylaklar kahvesine döndürdük. Bütün bunlara karşın umutsuzluğa düşmemek zorundayız. Üniversitelerde her yüz öğrencide10 öğrencinin merakı uyanık kalsa bu, birkaç yılda yüz binlerce aydınlık genç adam eder.

(…) Son günlerde ölen büyük sanatçı Leyla Gencer’i yetiştiren bir Cumhuriyetle bir türban hükümetini karşılaştırmak olanaksız.”

 

 

“Türkiye’de gerçek aydınların uzun bir entelektüel savaşı var” sözleriyle bitiriyor yazısını Doğan Kuban. Bu “kutlu” savaşa çeşitli yollardan yüreğini ve emeğini koyanlara nasıl destek verebiliriz? “Kahve azmanı” TV’yle rekabette en büyük engel para. Çünkü Kırkpınar’daki gibi etkinliklerin halka duyurulması bile yetmiyor. Gönül desteğinin yanında maddi destek de gerekiyor. Çünkü reklâmsız, tanıtımsız olmuyor…                                                                                                             ***

Kırkpınar Sanat Akşamları, kaçırılmaması gereken gösteriler ve konserlerle sürüyor:

18 Temmuz Flâmenko Dans Gösterisi:  “La Moneta”,  Saat: 21:00
20 Temmuz Konser:  “ENBE”,  Saat: 21:00

25 Temmuz Türk Müziği Konseri:  “Melihat Gülses”,  Saat: 21:00
26 Temmuz Konser:  Mor ve Ötesi,  Saat: 21:00
Çocuk Filmleri

Kırkpınar Açıkhava Tiyatrosu

Soğuksu Mah.

Mimar Sinan Cad. No:23

Tel: 0264 592 12 02

Önümüzdeki yılın çok daha bilinçli bir katılımla ve çok daha büyük bir coşkuyla geçmesini diliyoruz.

16/07/2008

Bizim Sakarya Gazetesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.