Akıllı Sarmaşık

apartmanda-sarmaşık

Adapazarı’nda dört katlı, sarmaşık kaplı bir apartman vardır. Biz orada otururuz. Yirmi beş yılda, yavaş yavaş büyüyüp çevremizi sardığından biz alıştık, ama ilk kez görenleri hep şaşırtır.

Geçen yıl gazetelere çıktık. Bir ajans muhabirinin yoldan geçerken dikkatini çekmiş. Geldi, kapımızı çaldı. Eşimle bahçede görüştüler.

Binayı görenlerin ilk sordukları sorular bellidir: “Eve böcek girmiyor mu? Sarmaşık duvarlarda rutubet yapmıyor mu?”

Bizim bey de şakayı pek sever; “yılan da girer fare de…” deyivermiş! Ertesi gün yerel gazetelerde ve internette yazılanlara şaştık kaldık!

Eşim: “Köylerdeki evler de doğanın içinde, onlar ne yapıyor? Biz de önlemimizi alıyoruz…” demiş, ikna edemeyince de kestirip atmış: “Yılan da girer fare de…”

Böyle fırsat kaçar mı; başlıklardan biri şöyle: “Fare, böcek 4. kata kadar çıkıyor!”

Bir de sarmaşığın rutubet yapması konusu var ki o daha komik… Küçük bir dikkatsizlik sonucu, konunun tamamen yanlış anlaşılmasına yol açmış habercimiz. Eşimin, “Sarmaşık kışın yaprağını döküyor, dolayısıyla rutubet de yapmıyor.” sözünü, “yapıyor” diye yazıvermiş aceleyle!

İnternette forum konusu bile olmuşuz.

Karşılıklı yazışmalar… Ev güzelmiş ama böcek korkusuyla yaşayamazmış biri. “Ben gördüm, ilaç sıktırıyorlardı her tarafına” diye yanıtlıyor öteki.

Gülüyoruz.

İkinci katın yola ve yandaki ilkokulun bahçesine bakan pencerelerinde oyuncak cüceler vardı. Çiçekliklere yerleştirirdi onları kayınvalidem. Evin ilgi çekmesi hoşuna giderdi. Daha da çeksin isterdi. Pek bakardı yoldan geçenler. Hele çocuklar! Öğrenciler balkonun altına gelip sormuşlar bir gün: “Onlar geceleri canlanıyormuş, doğru mu teyze?”

“O ev periliymiş, doğru mu?”

Çocuklar korkmayı sever. Yıllardır ne gizemler yakıştırdılar şu bizim eve. Gel de gülme!

Aslında bayağı akıllı bir bitki. Pencerelerde boşluk bırakarak sarılıyor. Doğal kıvrımlarıyla pencerelerin sert çizgilerini yumuşatıyor. Göze hoş görünüyor. Duvarla yapraklar arasında 20-25cm kadar boşluk kalıyor ki bu da yaz sıcağında betonun ısınmasını önlüyor… Havaya bol oksijen salıyor, havamızı temizliyor.

Ayrıca pek ‘havalı’dır, sonbaharda kılık değiştirir bizim ev. Mevsimleri yaşar kendince. Yaprakları yeşilden kırmızıya döner, dökülmeden önce. O zaman da duvarları kılcal damar gibi saran dalları çıkar meydana. Artık bahara kadar, renkler değil çizgiler konuşur.

Komşular memnundur… Bizim manzara sizinkinden güzel, derler. Doğru. Yeşil örtü rüzgârda nazlı nazlı dalgalanır, karşıdan seyretmesi pek hoştur.

Çizgiler ilkbaharla birlikte canlanır. Taze yapraklar kısa zamanda yemyeşil bir örtüye dönüşür. Güz gelince mor renkli minik meyvelerine kuşlar üşüşür. Gagaları mor boyalı minik kuşlar… Örtünün pek yavaş renk değiştirmesini, seyrelmesini, sonra da evin birdenbire, bir fırtınada dımdızlak kalışını en iyi bilenler bizim komşulardır.

Hiç mi derdi yoktur peki?

Sivrisinek mücadelesine önem verilmediği yıllarda çok çektik sivrisinekten. Tel mel dinlemez, bir yerlerden girerlerdi. Şimdi de oluyor ama başa çıkılmayacak kadar değil.

Derdi o kadar değil… Yaprak dökümünde yetişemezsiniz süpürmeye. Sanki “Ee, şimdi de sıra sizde…” der sessizce.

Adı Boston Sarmaşığı. İngilizcesi Boston Ivy, Latince adı ise Parthenocissus Tricuspidata.

Amerika’daki köklü, saygın üniversitelerden sekizinin bir araya gelerek oluşturduğu ‘Ivy League’i duymuşsunuzdur. Bir spor ligi olarak tanınır. Türkçesi ‘sarmaşık birliği’. Bu ismi esinleyense sarmaşığın ‘bilgeliği’…

Koca binaları sarması yıllar aldığından ‘sarmaşık (ivy)’, bu okulların ne kadar eski ve köklü bir geleneğe sahip olduğunu vurguluyor.

‘Akıllıdır’ dedim ama evine sardırmayı düşünenlere derim ki ekmeden önce iki kere düşünün yine de. Ekerseniz de kontrol sizde olsun… Sonra kimse bana kızmasın, övdüm diye!

25/06/2009

Bizim Sakarya Gazetesi

 

2 yorum

  1. Merhaba

    Yazınız çok güzel. Çok hoşuma gitti.
    Ben de evimi sarmaşık sardırmak istiyorum. Fakat yazınızdan böcek ve fare konusunu anlamadım. Sadece sivri sinek mi girdi bugüne kadar? Sarmaşık sivri sinek mi barındırıyor bünyesinde?
    Bir de sarmaşığın duvara tutunması için bir şey yapmak gerekiyor mu? Ben hem sizinki gibi kızaran hem de her dem yeşil kalan sarmaşıkları bir arada dikmek istiyorum ki duvarlar boş kalmasın. Ne dersiniz?

    Çok teşekkür ederim. Umarım mektubum size ulaşır.

    Mutlu Tönbekici (Vatan Gazetesi yazarı)

  2. Merhaba Mutlu Hanım,

    Aslında ben de sizin yazınızı Vatan’da okumuş ve aklıma bu yazım gelmişti. Şunu yeniden okuyayım dedim, sonra unuttum. Bugün açtım, bir de baktım sizden yorum gelmiş… Gel de şaşırma! İlginize ve övgünüze sevindim, teşekkür ederim.

    Mahallenizi güzelleştirmeye yönelik çabalarınızı kutlarım. Şimdi bu işler eskiye göre çok daha kolaylaştı. Bir gün içinde, çim, çiçek, hatta ağaç getirip parmak ısırtacak bir görünüme kavuşturabiliyorsunuz çevrenizi… Sarmaşık biraz daha sabır istiyor. Özellikle ilk birkaç yıl bol gübreyle boylanmasını sağlarsınız. Kendini yukarı aldıktan sonra kökleriyle suya da ulaşıyor besine de. Duvara tutunması için bir yerlere bağlamanıza gerek yok. Kendiliğinden yapışarak tırmanıyor, sonra da dallarını kalınlaştırıyor.

    Sivrisineğe gelince… Belediyenin sivrisinek mücadelesi kapsamında yapılanla yetinmeyip ayrıca kendimiz ilaçlattırsak bizde de sivrisinek olmaz. Ama biz biyolojik mücadeleyi yeğliyoruz. Geçen yıl bahçeyi pamuklu bitler sarmıştı da ancak o zaman, başka türlü kurtulmamız mümkün olmadığında bu yola başvurduk. Bahçe yedi yüz metrekare var. Bol ağaç, çeşit çeşit çiçek ve bol sarmaşık… Dolayısıyla her an tehdit altında. Uğur böcekleri bu tür zararlı bitleri yiyerek beslenirmiş. Bunu öğrendim ve internetten buldum; birkaç tane yuva yapacağım onlar için, bambu çubuklarla. Bir tane yaptım ve bir köşeye yerleştirdim bile. Şimdilik hayal gibi görünebilir ama denemek lazım bence.

    Sonbaharda dökülen yaprakları görseniz… Zaten görmeden inanmazsınız çokluğuna. Onun da çaresi var. Bunları bahçenin iki ayrı köşesindeki kompost çukurlarında biriktiriyoruz. Çimleri, budanan ince dalları, mutfak artıklarını da. Çürüdükçe mükemmel bir gübre elde ediyoruz… Çiçeklerin diplerine koyuyoruz. Küçük bir de sebze bahçemiz var; yazın domates, biber, vs. ekiyoruz. Onlar için de organik gübre oluyor işte.

    Bütün bunlar kolay işler değil tabii. Ama şehir içinde böyle büyük bir bahçeniz varsa değerini bilmek gerek, öyle değil mi?

    Yeniden sarmaşığa döneyim. Aslında dört katlı bir apartmana sarmaşık sardırmak pek iyi bir fikir değil. Sizin eviniz en fazla iki katlıysa ve düzenli bir budamayı sağlayabilecekseniz düşünün derim. Yaz kış yeşil kalan sarmaşık da var bizde. Artık bahçe duvarını aşıp yol tarafına taştığından o da büyük hizmet gerektiriyor. Kaldırım zaten dar, kesip budamayı biraz ihmal etmeye gelmiyor, iyice daraltıyor. Bence siz Boston Sarmaşığıyla başlayın.

    Küçük bahçeler için “ağaç hatmi/gül hatmi/hibiscus syriacus ” çok dekoratif, küçük bir ağaçtır. Düzgün bir budamayla tabii. Bütün bir yaz çiçek hiç eksik olmaz üzerinden. Ayrıca çiçeklerinin çok değişik, güzel renkleri vardır. Bahçe duvarı boyunca dikilebilir mesela. Hoş olur. Müşkülpesent komşuların itiraz edemeyecekleri ender bitkilerden biridir yani.

    Bizim Akıllı Sarmaşığı yakından görmek isterseniz, buyurun gelin. Konuğumuz olmanızdan mutluluk duyarız.

    Sevgilerimle…
    Tamay

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.