Kıyı kıyı Batı Karadeniz gezimizin son durağı Sinop. Hastane kavşağındaki kırmızı ışıkta duruyoruz. Şehrin biricik trafik ışığı da burada. Başka yerde yok. Gereksiz olduğuna karar verip kaldırmışlar. Trafikte sinirli davranışlar görmemek, korna sesi duymamak ne güzel. Yayaya yol veren araçlar görmek… Otelimizin bulunduğu yer Tersane bölgesi. Limanın kıyısındayız. Akşam olunca da şehirden kopmuyoruz böylece… Karadeniz’in […]

    Bu bahçe bir hafta sonra yok olacak. Bu bahçe “yol” olacak. 45-50 senelik akasyalar, palmiyeler, ıhlamurlar kesilecek… Öyle istiyorlar. Yandaki arsanın sahibinin yeşillik görmeye tahammülü yok diye belediyemiz çaresiz, yol geçirecek. O vatandaşın arzusuna o kadar duyarlı ki; bu yolun ne trafik akışına ne de halkın yararına zerre kadar hizmet etmeyeceğini bile bile […]

  Dr. Behçet Sabit Erduran ve babam M. Nehri İpekoğlu’nun aziz hatıralarına, Değerli Ayla Erduran’a… Saygıyla     “Dünkü bombardımanda vazifesi başında kararlılık ve fedakârlık gösteren bütün kahramanlarımıza, düşman donanmasını uğrattıkları hezimetten dolayı tebriklerimi bildiririm. (…) Onların kahramanlık hikâyelerinin belleklere işlenmesi, bir yiğitlik örneği olarak gelecek kuşaklara ulaşması için çaba gösterilmelidir. (…)” 19 Mart 1915 […]

  15 Mart Pazar günü Bergama’nın Göçbeyli köyünde deve güreşleri, bir gün önce çokça yağan yağmur nedeniyle iptal edilmiş. 250 km yol katederek gitmiştik ama sağ olsunlar, bizi eli boş döndürmediler. Bizim için üç develik bir güreş düzenlediler. Daha doğrusu şöyle oldu: Biz köy kahvesinde oturalım biraz dedik. Hem de muhabbet ederiz. Meğer bir gün […]

Katıldığımız turun adı: İstanbul’un Yeraltı Arkeolojisi… Rehberimiz Doç. Dr. Ferudun Özgümüş (http://www.antoninaturizm.com/tur_lideri_/docdrferudun_ozgumus) Kadir Has Üniversitesi Sarnıcı… Bulunduğu bölgenin su gereksinimini karşılamak amacıyla yapılmış… Tarihi 11. yüzyıla kadar gidiyor…24 kubbe ve 48 sütundan oluşuyor… 1944 yılında Arkeoloji Müzesi tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkıyor… Osmanlı İmparatorluğu döneminde hamam olarak kullanılmış… Rezan Has Haliç Kültürleri Müzesi’nin içinde yer […]

Küçük kardeşini vatana şehit veren bir ağabeyin feryadı (Harp Mecmuası’ndan): KARDEŞİME (Anafartalar’da şehit olan Zabit vekili Ahmet Tevfik Efendi’ye) O kadar yandı mı bağrın ey çocuk? Ecelin sunduğu şerbeti içtin! Sırayı, saygıyı unuttun çabuk Sebep ne ağanın önüne geçtin Yirmi üç baharı kavuran ateş Güllerin kalbini dağlasa çok mu? Bir damla şebneme susadı güneş, Sümbüller […]

Konya‘nın Karapınar ilçesinde bulunan Meke Gölü, bir krater gölüdür. Ama nerede on-on beş yıl önceki Meke nerede şimdiki… O sevimli adacıkları yok artık. Çünkü su yok! Evet, artık yalnızca “tuz” adacıkları görebiliyorsunuz üzerinde. Bizim üçüncü gidişimizdi bu. Öbek öbek beyazlıklara anlam veremedik önce… Yakınlaştıkça daha da arttı şaşkınlığımız… Bastığımız yer takır takır tuz! Çok sığ […]

Bu fotoğrafları, belki anlamışsınızdır, arabada giderken çektim. Durup çekecek zamanımız yoktu. Meke Gölü’nde bayağı oyalanmıştık çünkü. Önümüzde; ağaca hasret, uçsuz bucaksız topraklar… Hasan Dağı, bozkırın ortasında belirivermiş güzel bir gelin sanki… Gözünü alamıyor insan; akşam güneşinde öylesine gerçeküstü bir görüntü ki. Evet, buraları göz alabildiğine bozkır, bozkır olmasına, ama… burada herkese yetecek kadar “Hasan Dağı” […]

“Gel hele, gel hele Nasrettin Hoca’m, Gül hele, gül hele Nasrettin Hoca’m Kuruluversin hemen bir şölen Öz öz söylemeye başla Türkçemde İncelik sen, iğne sen, gülüş ve tad sen.”/İbrahim Zeki Burdurlu–1965 2008, Nasrettin Hoca’nın doğumunun 800. yılıydı. Geldik 2009’a. Ama o, tüm zamanlara ait nasıl olsa. Roma Üniversitesi Türkoloji Kürsüsü Başkanı Ord. Prof. Dr. Anna […]

Her şeyimize göz diktiniz. Bizi çevreleyen tüm nimetlere… Yardımlaşarak, paylaşarak, aramızdaki farklılıkları hazmederek barış ve huzur içinde yaşayabilme becerimizi kıskandınız. Bölüp ayrıştırma taktiklerini sessiz ve derinden yürütürken galiba artık sabrınız taştı şu bizim sabrımız karşısında… Siz iyisi mi bizim yakamızı bırakın!.. Bu “Türk Milleti” var ya, ne yapacağı belli olmaz hiç; kendine özgü, tuhaf bir […]